1-Blog Resim ADALET

Adalet sözlüklerde hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek, doğruluk, herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı vermek olarak tanımlanmıştır.

Bana göre ADALET, adil olmaktır, adil olmak ta herkese sadece eşit davranmak değil, önce doğrunun ne olduğunu tespit etmek, sonra da buna göre hak edileni vermektir.

Adalet toplumun temelini oluşturan önemli kavramlardan biridir. Adaletin olmadığı toplumlarda bireyler kendilerini güven içinde hissedemezler, huzursuz ve mutsuz olurlar.

Bu kavram eski zamanlardan beri düşünürleri ilgilendiren bir konu olduğu gibi, tüm Kutsal kitaplarda da adaletli olma ile ilgili bölümler vardır. Adalet kavramı temelde hukuk kaidelerine olan uygunluğu içerirken, aynı zamanda insanların toplum içindeki davranışlarıyla da alakalı olduğundan ahlak ve din kurallarıyla da ilişkilidir ve tarih süresince genellikle tartışmalı bir alan olmuştur.

Eski Yunanlı düşünür Platon’a göre adalet en yüce erdemlerden biri, insanın ve devletin temel davranış kaidesi olarak tanımlanırken, Aristoteles’in hareket noktasını eşitlik kavramı oluşturur ve herkese eşit davranmak adalet için yeterli değildir, bir hukuk düzeni güçsüzleri savunduğu ölçüde adil olabilir der.

Günümüze yakın dönem düşünürleri ise 18. asırda adalet kavramını daha dar biçimde tanımlarlar. Onlara göre hukuka ve hukuki eşitliğe uygunluk adalet için yeterlidir.

Bana göre burada en önemli konu gerçeği tespit edebilmekte ve tarafsız kalarak uygulama yapabilmekte yatar, ancak bu şekilde adalete yaklaşılabilir ve toplumun sağlıklı bir yapıya kavuşması sağlanabilir.

Adaletin önemini anlatan farklı hikayeler mevcut, ancak ben sizlerle bugün Mesnevi’den alıntı “Avlanmaya Çıkan Arslan, Kurt ve Tilki Hikayesi” ni paylaşmak istiyorum:

Bir gün, aslan kurt ve tilki avlanmak için dağa çıkarlar. Avlanırken geniş arazide daha çok av yakalamak için birbirlerine yardım etmek için aralarında sözleşirler.
Aslanın kurt ve tilkiyle arkadaşlık yapmak zoruna gitse de, yoldaşlığını ikram ve lütuf olarak görür.
İşleri rast gider. Bir yaban öküzü, bir dağ keçisi, bir de tavşan avlarlar. Avlarını kanlar içerisinde sürükleyerek ağaçlık bir su başına getirirler. İyice yorulmuşlar ve acıkmışlardır. Özellikle kurtla tilkinin, ağzının suyu akmaya başlar, paylarını bir an önce almanın hırsı içerisindedirler.
Ormanlar padişahının, bu avları adaletle paylaştırmasını beklerler.
Aslan, kurtla tilkinin açgözlülüklerini fark eder fakat sesini çıkarmaz. Yüzlerine gülerken, kendi kendine, ”Dağıtacağım paya, adaletime güvenmeyene ben ne yapacağımı bilirim” diye düşünür.
Aslan, ”Ey tecrübeli ve ihtiyar kurt, avladığımız hayvanları aramızda adaletli bir şekilde paylaştır. İyi bir adalet ortaya koy, vekilim sensin.”
Kurt, ”Padişahım! Sizin büyüklüğünüze, iri ve büyük olan bu yaban öküzü yakışır. Çevikliğinize ve semizliğinize uygun düşer. Keçi, orta boyda ve irilikte, o da bana uygun düşer. En küçüğümüz tilki olduğuna göre, avımızın en küçük parçası olan tavşan da onun hakkıdır” der.
Aslan bu paylaştırma karşısında kızıp kükrer, ”Ey kurt! Nasıl paylaştırdığını pek anlayamadım. Ey kendini bilmez eşek! Yaklaş ve karşıma geç de bir daha söyle” der. Yanına yaklaşınca bir pençe vurarak kurdu parçalar.
Aslan tilkiye: ”Ey tilki! Şimdi bu avları adaletli bir şekilde sen paylaştır bakalım.
”Tilki önce aslanın önünde saygıyla eğilir, yer öper sonra, ”Bu semiz yaban öküzü, efendimizin kuşluk yemeğidir, güne bunu yiyerek başlarsınız. Şu keçi de aziz padişahımıza, öğle yemeği için güzel bir yahni olur. Lütuf ve kerem sahibi sultanımızın akşam yemeğindeki çerezi de tavşan olsun” der.
Aslan, ”Ey tilki, adaletin ışığını sen yaktın. Tam hakça paylaştırdın. Söyle bakalım, bu taksimi kimden öğrendin?”
Tilki kuyruğunu bacaklarının arasına sıkıştırıp kurnazca gülerek, ”Kurdun başına gelenlerden efendim, kurdun başına gelenlerden” der.
Aslan, ”Alçak kurdun başına gelenlerden ibret alıp hikmetle davrandığın için, bütün avları sana bağışlıyorum” diyerek tilkiyi ödüllendirir.
Paylaştırma işi önce kendisine verilmiş olsaydı, kurdun akıbetine uğrayacak olan tilki, avların taksimini kurttan sonra yapmış olmaktan dolayı yüzlerce kere şükreder. ALINTI

Herkes bir şekilde işini kılıfına uydurdukça, toplumun en önemli temel taşlarından biri daha yerinden sökülmüş olur. Ama her şeye rağmen yine de adalete olan inancımızı korumak ve güvenmek zorundayız, çünkü ancak bu şekilde sağlıklı bir toplum olabilme yolunda ilerleyebiliriz.

Herkese adaletli olabileceği, barış, huzur ve güven dolu, mutlu bir gün dilerim, sevgilerimle.

facebooktwittergoogle_pluslinkedin

Yapılmış Yorumlar Var:

  1. Lauda says:

    Süper…

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>